|
Biz aşağıda imzası olanlar, Türkiye sosyalist hareketinde yer alan aşağıdaki güçlerin faaliyetlerini sosyalistlerin bir koordinasyonu çerçevesinde ortaklaştırma olanağı aramak amacıyla 2009 Şubat ayından beri toplanmaktayız.
Yapıcı tartışmalar sonucunda ortaklaştığımız pek çok nokta olduğunu gördük.
Bir yandan işçi sınıfının siyaset sahnesinin önüne yeniden getirilebilmesi için ortak pratik faaliyetler yürütmeye devam ederken, diğer yandan aramızda aşağıdaki konuların tartışılmasının yararlı olacağı ifade edildi: |
|
Devamını oku...
|
|
Hakan GÜNEŞ Nisan 2009Yoksulların Saadet’e teveccüh gösterdiğini öne çıkaran yazarların zımni bir kabulleri var: Kürtlerin ve Alevilerin ağırlıklı oldukları yerleşimler; MHP’ye angaje orta Anadolu kasabaları ve Batıdaki kentler istisna tutuluyor analizlerde. Bundan önceki dört secimde her seferinde oyunu arttırarak çıkan Refah-AKP çizgisi için söylenenler bu kez özel olarak AKP karşısında konumlandırılan Saadet Partisi için söylenmeye başlandı. Bu kez daha belirtik, daha açık. Bu kez sosyalist solun da Saadet’te bir sınıfsal, sosyal damar bulmaya başladığı, hatta sempati gösterdiği bir atmosferde. Daha önceki dört secim sonrasında yapıldığı gibi bu kez de seçilmiş bazı yoksul iller, yine iller içinde yoksul ilçelerde öne çıkan partilere bakıldığında sanki bu tespitler bilimsel açıdan tartışmasız görünüyor. Oysa ahval ve şeraiti bu tablo dahilinde görmede çok önemli bilimsel ve siyasal kusurlar var. |
|
Devamını oku...
|
Can ATALAY - Nisan 2009
Merdan Yanardağ, Sosyalist Emek’in son sayısında yayımladığımız “Bardağın Boş Kısmına Baka Baka İçi Boşalan ‘Sol’culuk” (Sosyalist Emek Siyasi Gazete Özel Sayısı Şubat –Mart 2009) makalesine fena halde kızmış. Türkiye Komünist Partisi’ne yakın soL adlı internet sitesi de bu kızgınlığın ölçüsüz, pek de terbiyeli diyemeyeceğimiz ifadesine yer vermekte sakınca görmemiş. Merdan Yanardağ, artık geri dönülemez biçimde soldan tecrit olmuşluğunun farkındadır. Dayanaksız bir liberalizm eleştirisini, “AKP iktidarına meşruiyet üretme” suçlamasını Sosyalist Emek’in yazarlarına dahi yöneltmesi bu çaresizliğin sonucudur. Merdan Yanardağ, uzun alıntılar yaparak, kendisine yöneltilen eleştirilerden hiç birine yanıt vermeden ve tanım yerinde ise laf kalabalığı ile solculuğunu kanıtlamaya çalışıyor. Merdan Yanardağ gibi bir şahısın küfürlerine yanıt verme çabasını yersiz görürüz. |
|
Devamını oku...
|
|
Ertuğrul KÜRKÇÜ - Mart 2009Erdoğan, kibirle giriştiği referandum oyununun altında kaldı. Halk, Temmuz 2007'de ordunun dayatmalarına karşı verdiği dolaylı desteği, orduyla anlaşarak diktatoryal bir yönelime giren Erdoğan ve AKP'sinden geri çekti. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve nobran genel başkanı Tayyip Erdoğan "millet"ten silleyi yedi. 29 Mart 2009 yerel seçimlerini tek bir cümleyle özetlemek istesek böyle diyebilirdik. Bu, bütün olasılıklarıyla birlikte toplumun kendi kendisini yönetmesi için daha çok olanak sunan iyi bir durum. Evet AKP birinci parti konumunu koruyor, evet CHP ile MHP'nin oy toplamı AKP'ninkinden daha fazla etmiyor, ama halkın yüzde 60'ı AKP'yi istemediğini açıkça söylüyor. Bu yüzde 60'ın kayda değer bir bölümünün en az AKP kadar demokrasi, emek ve özgürlük karşıtı partilere destek vermiş olması ayrı mesele. Erdoğan'ın boynu kendi kurduğu referandum oyununda kendi altında kaldı. |
|
Devamını oku...
|
Selim EVREN Mart 2009 Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) içinde, Ufuk Uras'ın yeniden Genel Başkan seçilmesiyle başlayan tartışma, 5. Olağanüstü Konferans'ta Ufuk Uras'ın karşısında aday olan Hayri Kozanoğlu'nun seçilmesiyle yeni bir evreye girdi. Basına yansıdığı biçimiyle tartışmayı anlamlandırmak, ÖDP içindeki taraflara haksızlık etmek olacaktır. Zira bu haliyle tartışma parti içi bir eğilimin diğerini “liberal”likle suçlaması, diğer eğilimin de buna “Ergenekon” tutumu ile mukabele etmesi olarak tercüme edilmektedir. Bu her iki eğilime de büyük bir haksızlık... Bu biçimiyle tartışmanın ÖDP dışındaki sosyalist ve devrimcilerin ilgi alanına girmesi de olanaklı değil zaten. Hayri Kozanoğlu, parti örgütüne partiyi olağan konferansa siyasi bir tartışma ile taşıyacağını vadetti. Bu tartışmanın bazı eşiklerde kendini yeniden anlamlandırarak süreceğinin işareti olarak okunabilir. Bu yazıda her iki eğilimin tezlerine kısaca değinerek, ÖDP'deki dönüşümü gözlemeye çalışacağız. |
|
Devamını oku...
|
|
|